Van’da çocukları PKK tarafından kaçırılan aileler, 41’inci haftada Cumhuriyet Caddesi’nde bir ortaya geldi.
Aileler, ellerinde Türk bayrakları, çocuklarının fotoğrafları ve üzerinde ‘Dağları kurtlara, kuşlara bırakın’, ‘Çocuklarımızı istiyoruz’, ‘Anneler nöbette’, ‘Artık kâfi, yakamızdan düşün’, ‘Çocuklarımız kimsenin piyonu olmayacak’ yazılı dövizlerle yürüdü.
HDP binasına kadar yürüyen aileler için polis de güvenlik tedbiri aldı.
Aileler, binanın önünde “Kahrolsun PKK, iş birlikçi HDP”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları attı.
HDP Vilayet Başkanlığı binasından ailelerin sesini bastırmak yüksek sesle müzik çalındı.
Aileler, müzik sesine reaksiyon gösterdi.
‘SENİN YERİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’DİR’
7 yıl evvel Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2’nci sınıfta okurken dağa kaçırılan oğlu Mikail için harekete katılan Yusuf Erdinç, şu tabirleri kullandı:
“Oğlum Mikail, İstanbul Marmara Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi okuyordu. Ben dağa kaçırılan avukatın babasıyım. 2015’te HDP avukatımı benden kopardı. HDP gödürdü, PKK’ya teslim etti. Oğlum gel teslim ol. Seni dört gözle bekliyoruz. Diyorlar biz Kürt hakkını savunuyoruz. Ne Kürt hakkı? Ben de Kürdüm. Annem ve babam da Kürt. Ben Kürtlüğümü kaybetmiyorum ki. Lakin ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürdüyüm. ABD’nin Kürdü değilim, İsrail’in uşağı değilim.2015’ten bu yana ben oğlumun peşindeyim. Seni kaçırıp gödürdüler. Ben senin peşindeyim, senin peşini bırakmayacağım. Kurban olayım gel teslim ol. Orası senin yerin değil. Senin yerin Türkiye Cumhuriyeti’dir.”